Şirketler Sosyal Medyada Neden Başarılı Olamıyor?

Yazar Şafak Tozar
Tarih 06 Ağustos 2020 - 19:03
Kategori Sosya Medya Yönetimi

rtık hepimiz sosyal medya bağımlısıyız. Evet evet! Yüksek ihtimalle sende öylesin. Ama son zamanlarda sadece kişiler değil, şirketlerde sosyal medya bağımlısı olmaya başladı! “Rakip şirketin sosyal medyacısı var, bizim niye yok?” algısı tavan yaptı. Bu durum “sosyal medya yönetimi” sektörünü bir hayli büyütüyor olsa da, belirtmek istediğim çok önemli bir şey var. Yanlış yapıyorsunuz! 

Artık hepimizin bildiği “sosyal medya bağımlılığı” kavramını tekrar ele almak istiyorum. Çünkü bu kavram hepimizi ilgilendiriyor. Eğer sizde her canınız sıkıldığında elinize telefonu alıp aşağı yukarı kaydırıyorsanız – her ne kadar kabullenmeseniz bile – sizde bir sosyal medya bağımlısı davranışı sergiliyorsunuz. Peki bizi bu bağımlılığa iten en büyük etken nedir? Cevap veriyorum: yalnızlığımızı giderme dürtüsü.Sosyal medyayı seviyoruz çünkü bize yalnız olmadığımızı hatırlatıyoruz. Seviyoruz, çünkü like alıyoruz. Yorum alıyoruz. Bir şeyler paylaşıyoruz. Takip ediliyoruz. Hele ki bu etkileşim oranları artarsa değmeyin keyfimize!

Bizler bireyler olarak sosyal medyada var olmaya ve etkin kullanmaya devam edeceğiz. Sosyal medya uygulamaları da bizim sürekli online kalmamız için ellerinden geleni yapıyorlar zaten.

Buraya kadar her şey normal,bildiğimiz şeylerdi. Şimdi gelelim yazımın ana fikrini oluşturan sosyal medya canavarı şirketlere…

Şirketlerde Sosyal Medyada!

3-5 Sene önce sosyal medya ile hiç alakası olmayan abilerimiz, amcalarımız, teyzelerimiz gibi “bizim sosyal medyaya ihtiyacımız yok!” diyen yüzlerce işletmeyi artık sosyal medyada görüyoruz. Nasılda hepsi bir şeyler satmaya çalışıyor değil mi ama ?

Çorap satanı da var, ev satanı da …

“Bizim ihtiyacımız yok, biz zaten biliniyoruz” diyen marka sahipleri fark ettiler ki sosyal medyaya en çok onların ihtiyacı varmış! Yani artık eskisinden çok daha fazla işletmeyle / şirketle paylaşıyoruz sosyal medya dediğimiz alanı.

Eşimizin dostumuzun paylaşımlarını görmek için masumane bir tutumla açtığımız sosyal medya uygulamalarından reklamlar fışkırıyor! Gerçek hayatta çok kalabalık bir pazara girmişsiniz gibi sosyal medyanın her yanından sesler yükseliyor! “Gel en güzel kampanya bende!” , “Bak çok acayip indirim yaptım bana gel bana!” , “Bizim şirketten kralı yoktur bi takip et”, “Sana bizim ürünümüz çok yakışır” …

Ama bu paylaşımların, reklamların çoğu çöp. Boşa harcanan para. Suya yazı yazmak gibi. Çoğu kalıcı değil. Çoğu bir marka olabilmeyi vaat etmiyor. Çoğu inandırıcı değil. Bu yüzden yanlış yapıyorsunuz.

Gerçekçi Olmakta Fayda Var

Önce en gerçekçi ve en temel bakış açısını paylaşmak istiyorum. Unutmamak gerekir ki, sosyal medya uygulamalarının tümü, uygulamayı geliştiren şirketler tarafından para kazanmak amacıyla yapılmıştır. Bu uygulamaların varoluş sebebi para.  Aksini iddia eden varsa yorumlara beklerim. Ama biz masum insanlar, temelde çok başka bir şey için kullanıyoruz bu uygulamayı. Yalnızlığımızı gidermek için.

Yani sosyal medya bizler için tamamen ücretsiz bir eğlence – vakit geçirme alanı. Dilediğimiz insanı takip edip dilediğimizi paylaşmakta özgürüz. Bu yüzden kullanıyoruz sosyal medyayı.

Her şeyden önce işletmelerin şirketlerin sosyal medya yönetimi ile ilgili bilmesi gereken temel nokta işte budur. Sosyal medya son tüketici için bir eğlence ya da zaman öldürme aracıdır. Hiçbir kullanıcı markaların türlü kelime oyunları ya da pazarlama taktikleri ile vakit kaybetmek istemez.

Günümüz dünyası aşırı uyaranlı ve sınırsız iletişim içeren bir dünya. İnsanlar bir yerden bir yere giderken bile yüzlerce markanın mesajıyla karşı karşıya kalıyorlar. Dolayısıyla tüm insanlık çok sıkıldı bu baskıdan. Buna rağmen sosyal medyayı kullanarak halen tüketici üzerinde baskı kurmaya çalışan markaların vay haline…

İşte Size Çok Takipçi Kazandıracak Yöntem: İnandırıcı Olun! 

Aslında hiç bir şey günlük yaşantımızdan farklı değil. Her şeyi basite indirgediğimizde problemlerin tek tek çözüldüğünü görebiliyorsunuz. Nasıl ki günlük yaşantımızda bize güven veren, samimi gelen insanlarla arkadaşlık yapıyorsak sosyal medyada da yine bize güven veren ve samimi gelen işletmelerin / şirketlerin hesabını takip ederiz.

Şirketler için sosyal medyada başarı getirecek birkaç madde sıralamak isterim:

  1. Sürekli fiyat içeren, satışa yönelik paylaşımlar yapmaktan kaçının. Bu sizi amatörleştirir ve güven kaybettirir. Türkiye’den ya da dünyadan büyük markaların sosyal medya hesaplarına bir göz atın. Paylaşımlarının kaçta kaçı satışa yöneliktir sizce?
  2. “Satışa yönelik paylaşım yapmayacaksam ne paylaşacağım?” diyebilirsiniz. Hikayenizi paylaşın. Ürünlerinizin ya da hizmetlerinizin hikayesini paylaşın. Sunduğunuz çözümlerin detaylarını paylaşın. Ürünleriniz ya da hizmetleriniz kimlere ne kolaylıklar sağladı? Bunları paylaşın. Biraz düşününce paylaşacak çok fazla şeyin olduğunu görebilirsiniz. Elbette ürün ya da hizmet tanıtımı yapacaksanız. Ama 7/1 oranla bunu yapın. Yani 7 paylaşımınızın birisinde satışa yönelin.
  3. Her gün bir şeyler paylaşmak istiyorsunuz ya… Yanlış yapıyorsunuz. İnsanları boğmaya ve sıkmaya gerek yok. Paylaşım sayınızı azaltın.
  4. Duygusal bir ülke olarak duygulara önem verdiğimizi unutmayın. Özellikle Türkiye’de başarılı olmak istiyorsanız bu son derece önemlidir. Duygu yüklü olmalısınız. İnsanların kalbine giden yolu bir şekilde bulmalısınız. Örneğin bir pizza markasıysanız tamamen “Türk markası” olduğunuzu vurgulayarak milliyetçi duygulara hitap edebilirsiniz. Ya da bir bisiklet tamircisiyseniz, bisikletin bir özgürlük biçimi olduğuna vurgu yapabilir ve bisiklet sürmenin “cool” bir hareket olduğu algısını oluşturabilirsiniz. Örnekler çoğaltılabilir…
  5. Kullandığınız profil fotoğrafı ve kapak görselleri çok önemlidir. Profil açıklamalarınız da aynı şekilde. Bunlara çok dikkat edin. Olabildiğince net, sade olun. 
  6. Sosyal medya hesaplarınızın yönetimi noktasında bir profesyonelden ya da profesyonellerden danışmanlık almanız çok önemlidir. Bunun pahalı olacağını düşünüyorsunuz eğer, sosyal medyayı yanlış kullanarak kaybedeceğiniz vakti ve yanlış reklam kampanyaları ile boşa gidecek paraları hatırlatmak isterim. Zamanınız da paranızda boşa gitmesin. Profesyonel düşünün. Henry Ford ne demiş: “Reklam bütçesini durdurarak paradan tasarruf etmek isteyen biri, saati durdurarak zamandan tasarruf etmek isteyen biri gibidir.”
  7. Sosyal medyadan kısa sürede bir geri dönüş beklemeyin. En başta da belirttiğim gibi, sosyal medyayı artık günlük yaşantımızdan ayıramayız. Ne iş yaparsak yapalım başarılı olmak için gerçekten çabalamak, araştırmak ve daha çok çabalamak zorundayız. Sosyal medyada aynı şekilde. Bir iki reklam verip, takipçi kasarak başarı elde etmiş olmuyorsunuz maalesef. Sürekli olun, sabır olun. Takipçilerinizle duygusal bir bağ kurun ve hikayenizi en doğru şekilde anlatın. Göreceksiniz ki başarı kendiliğinden gelecek.

Bütün bir yazıyı özetleyecek olursam, gerçek hayatta olmamız gerektiği gibi şirketlerin sosyal medyada da dürüst ve güvenilir olması gerekiyor. Bunu bilir ve buna göre sosyal medyanızı yönetirseniz, başarılı olursunuz.

#sosyalmedya