Mutluluğun ilk adımı: Evrenin doğasını anlamak

Yazar Kutay Asparuk
Tarih 07 Eylül 2020 - 14:00
Kategori Danışmanlık

Evrenin doğasını anlamak, insan ırkının en ünlü sorusunu anlamaktır: "Neden?".

Antik kültürlerin neredeyse hepsinde, bu toplumlarda yaşayan insanların yaşamını, duygularını, kararlarını ve yaşam tarzlarını etkileyen iki güç hakkında inançlar olmuştur. Bu iki gücü kimi toplumlar aydınlık ve karanlık olarak adlandırdı, kimileri yin & yang, bazıları için düzen ve kaostu bu iki güç, diğerileri içinse Güneş ve Ay, Thor ve Loki, yaşam ve ölüm .... örnekler çoğaltılabilir.

Burada hepimizin anlaması gereken önemli şey, bu evrende önem vermemiz gereken iki güç olmasıdır. Ancak bu iki güç, atalarımızın tasvir ettiği gibi doğaları gereği kötü veya iyi değildirler. (Evet, atalarımızın bilgeliğinden ders alıyoruz. Ancak sonraki nesiller olarak daha gelişmiş bir bakış açısına sahip olmalıyız.)

Her şeyden önce iyi ve kötü insan algısıdır. Bir eylem kimileri tarafından iyi olarak görülebilirken, kimileri için aynı eylem çok korkunç bir şey olarak görebilir. Peki ne yapmalıyız? Tam olarak anlamadığımız bir sarmalın içinde miyiz? Basit cevap: hayır, başka bir yol var.

Başka bir yol var: Anlamanın yolu. Bu evrende iki gerçek kuvvet olduğunu anlamak. Bu güçler asla değişemez ve durmazlar. Onlar değişimin kendisidir, gerçek denge koruyucularıdır. Bu iki kuvvet şunlardır: Yaratmak ve Yıkım.

Bazı insanlar yıkımın kötü yaratmanın ise iyi bir güç olarak düşünebilir. Bu görüşe sahipseniz, resmin tamamını görmüyorsunuz. Hem zihinsel hem de fiziksel olarak bakış açısına göre değşmek üzere yıkım iyi, yaratmak ise kötü sonuçlar ortaya çıkarabilir. Daha önce söylediğim gibi iyilik ve kötülük insan algısıdır.

Örneğin: Bir silah ya da kılıç yaratmak iyi midir? Ya da kesinlike kötü müdür? Ya bu silahları birini korumak için kullanırsanız? Sevdiğiniz ya da masum birini? Bakterileri, mikropları yok etmeye ve öldürmeye ne dersiniz? Bu eylem mutlaka kötü müdür? Kendimiz korumak için bu eylemi yapmak bizim için iyidir bu kesin. Peki ya zihinsel şeyler? Birinin kalbinde ya da kendi kalbinizde nefret yaratmak ya da  insanların zihinlerindeki önyargıları yıkmak. Yeryüzünde sahip olduğumuz tüm enerjiyi Güneş’in yavaşça ölürken yaydığı ışıma enerjisinden alıyoruz. Güneş’in yavaşça yok olması dünyada yaşamın var olmasının sebebidir.

Hepimizin kavraması gereken bu anlayış mutlu olmak için atılması gereken ilk adımdır: Her şey her zaman sürekli değişmektedir ve değişim hiç bir zaman bitmez ve durmaz. Yaratılış ve yıkım, değişimin habercileridir. Hepimiz, hiçbir şey yapmasak ya da elimizden gelen her şeyi yapsak da değişimi durduramayacağımızı, her şeyin sonsuz bir şekilde değiştiğini kabul etmek zorundayız. Değişim kaçınılmazdır. Ama elimizde olan bir şey var: Değişimi nasıl etkileyeceğimiz. Zihinsel veya fiziksel olarak yaratacağınız veya yok edeceğiniz şeyler sizin elinizdedir.

Kalbinizde ve hayatınızda evrenin bu dengesini kabul etmek sizin elinizdedir. Öyleyse hayatınızda bu dengeyi yaratmak için günlük olarak ne yaratıyorsunuz veya yok ediyorsunuz? Yoksa değişimden o kadar korkuyorsunuz ki, dünyanın geri kalanı hızla değişirken siz dünyadan kopmuş ve kaybolmuş mu hissediyorsunuz? Tüm evren çevrenizde sürekli değişirken hiçbir şey yıkmak ve yaratmak istemiyor musunuz? Ya da en tehlikeli olanı: Hayatınız değişiyor ama değişim ve bu değişimi yaratan kararlar sizin kontrolünüzde değil mi?

Bunlar üzerinde derince düşünün, evrenin gerçek güçlerini anlayın ve hayatınızın kontrolünü elinize alın.

Bir sonraki blogda görüşmek üzere ?

İngilizce versiyon için: (https://www.patreon.com/posts/32612792)